Bediüzzaman Said-i Nursi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bediüzzaman Said-i Nursi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Gavs Hazretlerinin kerameti

15 Nisan 2016 Cuma |

Abdülkâdir Geylani (k.s) hazretlerinin huzuruna bir gün yaşlı bir kadın yanında oğluyla geldi. Yaşlı kadın Gavs hazretlerine şöyle dedi:

- Oğlumun size çok bağlı olduğunu gördüm. Ben hakkımı helal eyledim, ona izin verdim. Allah için onu yanına al.

Şeyh hazretleri de Allah rızası için onu kabul etti. Nefsiyle mücadele etmesini tavsiye etti, ahlakını güzelleştirmesi için bazı talimler verdi.

Aradan birkaç gün geçtikten sonra yaşlı kadın oğlunu görmeye geldi. Baktı ki oğlu arpa ekmeği yiyor. az yemekten ve uykusuzluktan zayıflamış, rengi sararmış... Kalkıp şeyhin huzuruna çıktı. Şeyhin önündeki tabakta tavuk kemikleri vardı.

Yaşlı kadın şeyhe şöyle dedi:
-Siz tavuk eti yiyorsunuz, benim oğlum ise arpa ekmeği yiyor!

Bunun üzerine Şeyh elini kemiklerin üzerine koydu ve  şöyle buyurdu
- Çürümüş kemikleri dirilten Allah’ın izniyle ayağa kalkın dedi.

Tabağın içindeki tavuk kemikleri Allah’ın izniyle dirilip ötmeye başladı. Abdülkadir Geylanî (k.s) yaşlı kadına şöyle dedi:
- Ne zaman ki senin oğlun da bu dereceye ulaşır, o zaman canının arzuladığı şeyi yesin!...

Bu kerametle ilgili olarak Bediüzzaman Said Nursi (r.a) Hazretleri On Dokuzuncu Lem adlı eserinde şu tesbitte bulunur:

-İşte, Hazret-i Gavs’ın bu emrinin manası şudur ki: Ne vakit senin oğlun da ruhu cesedine, kalbi nefsine, aklı midesine hâkim olsa ve lezzeti şükür için istese, o vakit leziz şeyleri yiyebilir.

Bediüzzaman Said-i Nursi hazretlerinin rüyası

7 Temmuz 2015 Salı |


Birçok Allah dostu zatlarda olduğu gibi Bediüzzaman Said-i Nursi hazretlerinin de kerametleri meşhurdur.


Bediüzzaman, ömrünü kuran hizmetine adamasındaki sırrı şöyle ifade eder;

Eski Harb-i Umumîden evvel bir vâkıa-i sâdıkada görüyorum ki: Ararat Dağı denilen meşhur Ağrı Dağının altındayım. Birden o dağ müthiş infilâk etti; dağlar gibi parçaları dünyanın her tarafına dağıttı. O dehşet içinde baktım ki, merhum validem yanımdadır. 

Dedim:   - Ana, korkma. Cenâb-ı Hakkın emridir. O hem Rahîmdir, hem Hakîmdir.

Birden, o hâlette iken baktım ki, mühim bir zât bana âmirane diyor ki: - İ'cazı Kur'an'ı beyan et.

Uyandım, anladım ki, bir büyük infilak olacak. o infilak ve inkılaptan sonra kuran etrafındaki surlar kırılacak Doğrudan doğruya Kur'an kendi kendini müdafaa edecek. Kur'an'a hücüm edilecek, İcazı onun çelik bir zırhı olacak. 

Ve şu icazın bir nevini şu zamanda izharına, haddimin fevkinde olarak, benim gibi bir adam namzet olacak ve namzet olduğumu anladım."

Abdülkadir Geylani'nin (k.s) Bediüzzaman Said Nursi'ye himmeti

15 Ocak 2015 Perşembe |


Gavs-ı A’zam’ın en çok imdadına yetiştiği, tasarruf ettiği zatlardan biri Bedîüzzaman Hazretleridir...

Bediüzzaman Said-i Nursi, üstadı Abdulkadir-i Geylânî Hazretlerinin kendine yaptığı binler himmetlerden birini şöyle anlatır: 

Ben sekiz-dokuz yaşında iken, bütün nahiyemiz ve etrafında, ahali Nakşî Tarikatında idiler. 

Oraca meşhur Gavs-ı Hîzan namiyle bir zattan istimdad ediyorlardı, ben akrabama ve umum ahaliye muhalif olarak “Yâ Gavs-ı Geylanî” derdim. Çocukluk itibariyle elimden ceviz gibi ehemmiyetsiz bir şey kaybolsa, “Yâ Şeyh! Sana bir fatiha, sen benim bu şeyimi buldur.” derdim acibdir ve yemin ediyorum, bin def’a böyle Hazret-i Şeyh, himmet ve duasiyle imdadıma yetişmiştir. 

Onun için bütün hayatımda umumiyetle fâtiha ve ezkâr ne kadar okumuş isem, Zât-ı Risaletten (asm) sonra Şeyh-i Geylânî’ye hediye ediyordum.